11 Eylül 2020 Cuma

Ateşin Varisi (Cam Şato #3) - Kitap Yorumu

Karşınızda Alevlerin Tanrıçası Celaena Sardothien. Celaena artık küllerin ve ateşin varisi, kimsenin önünde eğilmeyecek. Ölümcül yarışmalardan ve kalbini parçalayan anılardan sonra hayatta kaldı. Şimdi de en karanlık gerçeğe doğru yola çıkıyor… Geleceğini sonsuza kadar değiştirebilecek korkunç bir gerçeğe doğru… Dünyasını köleleştirmeye çalışan acımasız canavarlar, ufukta birer birer görünmeye başladılar. Celaena gücünü toplamak zorunda. Sadece içindeki kötülükle savaşmak için değil, zincirinden kopmuş şeytanı yenmek için. Cam Şato ve Karanlık Taç'tan sonra Sarah J. Maas, suikastçısını, en göz kamaştırıcı parlaklığa ulaşması için ateşe veriyor.

Gerçekten bütün Celaena partlarını Rowan bir yerlerden çıkacak diye öyle bir şevkle okudum ki anlatamam. Ne zamandır kadim bir sevgiliye hasret kalmışsam demek ki... Gerçi Darkling vardı hayatımda geçen aylarda fakat o da... pek istediğim şeyleri göremedim diyelim spoiler vermemek adına. 

Herkese kocaman merhabalar! Ateşin Varisi'ni bitirdim ve hemen yorumunu yazmaya geldim. Tek sorun... nereden başlayacağımı gerçekten bilmiyorum! O kadar çok şey yaşandı ki kitapta. Tam "Son 50 sayfa... artık bitti sayılır" derken yazar hiç vakit kaybetmeden yüzümü kara çıkardı ve son sayfalara bile inanılmaz olaylar sıkıştırdı. İşte bu noktada takibi kaybettim ve... ah, resmen kayboldum! Spoiler içeren kısma geçmeden önce söyleyebileceğim tek şey, bu kitapta aradığımı kesinlikle bulmuş olmam. Bundan önceki kitaplar sanki etrafta oyalanma, dünyaya alışma kitapları gibi kaldı bunun yanında. Ateşin Varisi ise bir şeylerin ciddi anlamda başladığı ve zaman zaman kalp kırıcı da olsa dehşetle ve zevkle okuduğum bir kitap oldu.

Spoiler İçerir 

Sanırım nereden başlayacağımı biliyorum, kendimi bulduğum yerden başlayacağım: Rowan'dan! Demek istediğim... Aman Allah'ım! Ben bu konuda hiçbir spoiler almamıştım ve ikisini de sonsuza kadar birlikte olacağı kişi zannederek okumama rağmen Celaena'nın ne Dorian ne de Chaol ile olan ilişkisi bana tam hissettirmemişti. Ama Rowan sahneye çıktı ve ben anında kitaba o kadar çok çekildim ki... İşte aradığım kan bu dedim ve Aelin-Rowan ilişkisi olsun diye dualar düzmeye başladım. Hâlâ sevgili değiller gerçi ama yine de her sahnesi birbirinden güzeldi, hâlâ aklıma geldikçe kalbim pıt pıt atıyor, hem de aralarında hiçbir şey olmamasına rağmen! Nasıl yapıyorsun bütün bunları yüce Maas, anlat bana! Gerçi aralarında bir şey olmasına gerek yok çünkü yazarın Rowan'ı ilk yazmaya başladığı andan beri şu şekilde ilerledi olaylar:

-yazar: "Rowan içeri girer"
+ben: *R harfini görür görmez erimişimdir.*
-yazar: "Rowan Celaena'ya bir bakış attı.
+ben : *kalbim var olan bütün hız sınırlarını aşmıştır*
-yazar: "Rowan"
+ben: *Mutluluktan ağlıyorumdur*

Buradan gelelim bir sonraki değineceğim noktaya. Bu kitapta Rowan için kafayı bir miktar yediğimden dolayı, Manon ve Rifthold (Chaol, Dorian, Aedion) sahnelerini oflaya puflaya okudum. Hele ki Sorscha *titreme* ... O ne itici bir karakterdir öyle ya. Dorian da yavrum ne kadar ayrangönüllü çıktı, biraz daha seçici olmasını beklerdim doğrusu. Sözün özü, evet bunları okurken sıkıldım ama... kitabın sonu nasıl bir bombaydı öyle ya?! Bir tane de değil yani, ardarda sıralamış yazar hepsini. Kalbim nasıl kaldırdı hâlâ emin değilim. Dorian'ın boynuna geçen o tasma, sanki benim boynuma geçmişti, işte öyle kırıldı kalbim o anda. Bu arada Rowan'a deli oluyorum diye Dorian ve Chaol'u sevmiyorum sanmayın. İkisi de hâlâ kalbimde özel yerleri olan karakterler, ben sadece Aelin ile olan ilişkilerini çok toy bulmuştum hepsi bu. Her ne kadar Sorscha'yı sevmesem de, Dorian'ın kalbinin o şekilde parçalandığını göreceğime tüm seri Sorscha zırvalığını çekebilirdim. Ah, Dorian, başına gelen her şey için çok üzgünüm mavişim.

Bu kitapta Aelin'in -sonunda- kendini bulmasına çok sevindim. Celaena'yı çok seviyordum, bir suikastçi insan kızı olarak yani ama artık Celaena olarak kalmasına imkan yoktu. Özüne dönme zamanı gelmişti ve bunu olabildiğince muhteşem bir şekilde yaptı. Ayrıca Maeve 'in yanına gittikleri sahne de ayrı bir etkileyiciydi, aferin zeki Aelin, şimdiye kadar yaptığın en akıllıca hareketi falan yaptın orada. Bir de Aelin'in kendini Rowan'a açma isteği de çok tatlı değil miydi ya, içim eriyordu resmen. Rowan'ı henüz tam çözemedik ama daha fazla sahnesini görmek için dört gözle bekliyorum ve mümkünse biraz da romantizm serpiştirebilir miyiz şu ikilinin kalplerine!

Spoiler Sonu


İşte böyle... Biliyorum çenem biraz fazla düştü ama uzun zamandır böylesine duygular hissettiren bir kitap okumamıştım ve doya doya yazmak istedim. Açıkçası daha da yazardım fakat okumamın üzerinden günler geçti -ona rağmen böyleyim!- ve önemsediğim detaylar hariç çoğunu kafamdan sildim bile -üzgünüm ben de böyleyim-... Seriye hemen devam edemedim ve araya bir kitap aldım fakat muhtemelen dayanamayıp hemen sonrasında Gölgeler Kraliçesi'ni okuyacağım! Dayanmak da istemiyorum zaten ama diğer yandan seri hemen bitsin de istemiyorum, iki arada bir derede kaldım anlayacağınız. Her neyse, en büyük derdimiz bu olsun diyorum ve bir sonraki paylaşımda görüşmek üzere, hepinizi uğurluyorum! Yorum bırakmayı unutmayın <3

Yazar: Sarah J. Maas    Orijinal İsim: Heir of Fire     Yayınevi: Dex     

 Sayfa Sayısı: 628      GoodReads Puanı: 4.48

6 yorum :

  1. Spoiler başını okuyunca sonunu okumadan kitabı almaya karar verdim okuyunca yine gelirim 😍🌸

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cam Şato serisi fantastik severler için kesinlikle harika, tavsiye ederim!

      Sil
  2. ne güzel yorumlamışsın seçtiğin resimlere de bayıldım

    YanıtlayınSil
  3. Rowan Rowan Rowan diyorummmmm<33 Yorumundaki her bir kelimeye katılıyorum!

    YanıtlayınSil