8 Şubat 2021 Pazartesi

Bin Öpücük - Kitap Yorumu


Bir öpücük bir an sürer… ama bin öpücük bir ömür boyu…

Bir oğlan. Bir kız.

Anında kurulan ve uzun süre kopmayan, ne zamanın ne de mesafenin koparabileceği bir bağ. Sonsuza dek sürecek bir bağ. Ya da öyle olduğuna inanmışlardı.
On yedi yaşındaki Rune Kristiansen ülkesi Norveç’ten Georgia’daki Blossom Grove kasabasına geri döndüğünde aklında tek bir şey vardı: Ruhunun diğer yarısı olan, onun dönüşünü beklemeye söz veren kız neden bir açıklama dahi yapmadan onu hayatından çıkarmıştı? Rune'un kalbi iki yıl önce, Poppy tek kelime bile etmeden onu terk ettiğinde kırılmıştı. Ancak işin gerçek yüzünü öğrendiğinde, asıl kalp kırıklığını henüz yaşamadığını fark edecekti.


Herkese merhaba! Çok fazla tavsiye edildiğini gördüğüm Bin Öpücük kitabını sonunda ben de okudum 🙈 Kitaptaki çoğu şey bana çok ters geldi, tam olarak neresinin sevildiğini de anlayamadım doğrusu. Kendimi kasmaya değeceğini düşünmediğim için yorumun devamı spoiler içerecek, lütfen kitabı okumayı düşünenler bir sonraki paragrafı okumasın 🌸

~SPOILER İÇERİR~

Her şey 5 yaşındaki çocukları 15 yaşında gibi konuşabilmesinin mantıksızlığıyla başladı... 8 yaşındaki çocuğa yükseltici öpücükler kavanozu verilmesi ve çocukların o yaşta öpüşmeleriyle devam etti, 15 yaşında birlikte olundu. Bütün bunları erken yaşamalarının sebebinin kızın ömrünün kısalığı olması olarak gösterilmesine rağmen ben çok rahatsız hissettim okurken. Sonrasında kızın kanser olduğu ortaya çıkınca kitap farklı bir boyut aldı ve biraz daha severek okumaya başladım. Ama erkek karakterin atarlı tripli çocuksu halleri hevesimi çok kırdı. Neymiş içinde karanlık varmış, bilmem ne! Ne büyük dert ama! Sonunda başına sevdiği kızın ölüyor olması gibi gerçek bir dert geldi işte. Her neyse, yine kitabın sonuna kadar okumak bir şekilde zevkliydi. Hatta dilek balonları olayı neredeyse etkileyiciydi (1000 kişinin hayatının en özel anlarını gördüğünü saymazsak). Ama o en son kısımda oğlanın da öldüğünü ve cennette buluştuklarını okuduğumuzda kitabı fırlatasım geldi. Gülsen gülemezsin, ağlasan anlamı olmaz. Çok saçmaydı benim için her şey, keşke sevebilseydim ama maalesef bana göre değilmiş... 😔

~SPOILER BİTTİ~

Genel olarak dram sevmeyen bir yapım var ve yazarların okuru ağlatma çabası içine girdiğini hissedip de rahatsız olabiliyorum. Yine de dram sevenlere bile önereceğim bir kitap olmadı, karakterlere ısınamadım, kurguyu yeterli bulamadım. Ama okuduğuma asla pişman değilim, sadece o kadar sevilecek ne varsa keşke ben de görebilseydim diyorum. Bu aralar yoğunluktan çok fazla kitap okuyamıyorum, o yüzden umarım bir sonraki kitabımı daha çok beğenirim 🥺💕


Yazar: Tillie Cole    Orijinal İsim: A Thousand Boy Kisses     Yayınevi: Yabancı    

 Sayfa Sayısı: 336      GoodReads Puanı: 4.26

2 yorum :