8 Şubat 2021 Pazartesi

Çıplak Ölüm (In Death #1) - Kitap Yorumu || UDS Okuma Etkinliği #2

Dünyayı teknolojinin yönettiği bir zaman ve yerde, insan yüreğini hala karşı konulamayan bir dürtü yönetmektedir: Tutku.

New York polis departmanından teğmen Eve Dallas acımasız bir katilin peşindedir. Polis olarak çalıştığı on yıldan uzun süre içinde pek çok şeye tanık olmuştur ve hayatta kalmanın içgüdülerine bağlı olduğunu çok iyi bilmektedir. Yine de İrlandalı bir milyarder ve Eve'in soruşturduğu vakanın şüphelilerinden biri olan Roarke'la ilişkiye girmemesini söyleyen her türlü iç ve dış uyarıyı hiçe sayar. Oysa tutku ve baştan çıkarmanın da kendine özgü kuralları vardır. Eve, bağımlılığa dönüşen bir tutkuyla istediği adamın kollarına atılarak büyük bir riske girmektedir.



Bugünkü yorumuma bir itiraf ile başlamak istiyorum. Polisiye yazarları hep hileci sahtekârlar olarak görmüşümdür. Kitap boyunca okura yalnızca sonuca ulaşamayacakları kadar bilgi verir, okuru manipüle ederler. Sonunda da yoktan kanıtlar çıkarıp okuru şok etmeye çalışırlar. Bu tarz polisiyelerden asla zevk almam ve üzücü bir şekilde çoğu gizem kitabı bu şekilde kurgulanıyor, bu yüzden de yılda bir polisiye ya okurum ya okumam. Çok nadir polisiyelerde, bütün kanıtlar okura sunuluyor ve okur bağlantıyı kuramadığı için gerçekleri göremeyip sonunda şok oluyor. Bu tarza bayılıyorum fakat yazması çok zor olduğu için bulmak da çok zor... 

Her neyse, konudan çok saptım. Aslında söylemek istediğim şey, pek polisiye okumam, okuduğumdan da tat almam olacaktı. Ama Eve Dallas bambaşka bir seri... Bu seriye sade bir polisiye gözüyle bakmak yanlış olacaktır. Güçlü kadın karakterinin kitaba kattığı urban fantasy havası ve karşı konulamaz romantizmi ile Çıplak Ölüm, bambaşka bir kitaptı.

Zevk alabiliriz, almayabiliriz ama inkar edemeyeceğimiz bir gerçek, birçok polisiye kitabını sonu için okuduğumuzdur. Kanıtlar nasıl birleşecek, suçlu kim çıkacak, suçun arkasındaki motivasyon ne olacak, bunları merak eder dururuz, gittikçe artan bir tansiyonla sonuna yaklaştıkça gerilerek okuruz kitabı. Çıplak Ölüm’de ise genel suç kitaplarında oluşan bu etki hiçbir şekilde yoktu. 
Cinayetler oldukça ilginçti fakat açıkçası, katilin kim olduğu umrumda bile olmadı. Okuduğum her sayfa, her bölüm aynı ölçüde değerli ve eğlenceliydi. Gizem, suç, romantizm, macera... üzerimde hiçbir gerilim ve baskı olmadan her şeyin tadına varabildiğimi hissettim. Kitabın polisiye yönü de oldukça iyi işlenmişti, asla aksini düşündüğüm sonucuna varmayın buradan, hatta aksine ilk defa bir polisiye kitaptan böylesine çok keyif almış olabilirim. Ama kitabın gizem çözme yönünün geriye kalan her şeyi bastırmamış olması da gerçekten hoşuma gitti.

Meşhur Eve-Roarke ilişkisi, bana da biraz hızlı ilerlemiş gibi geldi. Böylesine uzun bir seride romantizmin bir süre yalnızca flört aşamasında kalmasına hayır demezdim. Ama bu yetişkin türünde bir kitap olduğu için, böyle sert bir giriş de beni çok etkilemedi.

Roarke okuduğum erkek karakterlerden oldukça farklıydı. Evet yine çok zengin, çok düşünceli, çok yakışıklıydı vs. fakat okuduğumuz -maalesef sevdiğimiz- üstün erkeklerin kibri Roarke’ta yer edinmemiş gibiydi. Eve’i gördü, onu sevdi ve daha çok zaman bile geçmeden, açıkça ona ‘aşık’ olduğunu kabul etti. Ve Eve’in peşini asla bırakmadı. Şaşırmam doğal bence çünkü günümüz kurgularında böylesine açık hislere sahip bir karakterle karşılaşmıyoruz. En ufak bir tereddüt veya inkar görmedik. Adam resmen, gördü, beğendi, hislerini kabullendi ve istediğini aldı. Bu konu hakkında nasıl hissettiğimizden emin değilim ama kötü hissetmediğim kesin. Roarke’ı henüz tam anlayamadım ve devam kitaplarında onunla daha çok karşılaşmak ve onu tanıyabilmek için sabırsızlanıyorum.

Eve’e zaten söylenecek söz yok. Güzel, güçlü, akıllı, kendinden emin. Bu kitapta kadınlara ve kızlara yönelik tecavüz, cinsel taciz ve travma oluşumu gibi konular ele alınmıştı. Eve’in bu hikayedeki yerini de göz önüne alınca, yazarın bu tarz konularda farkındalık oluşturma çabasını gerçekten takdir ettim. Yalnız bir kez daha uyarmalıyım ki bu bir yetişkin kitabı. Birçok sahnesi oldukça sert ve gerçekçi yazılmış bir kitap. Bu sahneleri okumak yüksek derecede rahatsız edici gelebilir. Bu konudaki uyarımı dikkate almanızı tavsiye ederim.


Ölüm Serisi Yorumlarım:

Yazar: Nora Roberts    Orijinal İsim: Naked In Death     Yayınevi: Epsilon   

 Sayfa Sayısı: 308      GoodReads Puanı: 4.12




6 yorum :

  1. Bu seri bloggerlar arasında çok popüler. Ben yazarı daha önce okumadığım için şimdilik ilgimi çekmiyor ama birkaç kitabını okuyup seversem bu seriye başlayabilirim. Seri kitap okumayı severim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Polisiye çok okuyamayanlara başka türlerle karıştırarak sevdiren bir seri olduğu için popüler oldu sanırım son zamanlarda. Kitaplar zaten Eve-Roarke ilişkisi dışında birbirinden tamamen bağımsız, her kitapta ayrı bir cinayet çözülüyor, o yüzden seriye devam etmek zorunda olma endişesi yok, o açıdan da güzel oluyor :)

      Sil
  2. Şuan serinin 13.kitabı olan Baştan Çıkaran Ölüm'ü okuyorum.İlk kitabını okuduğumda fena bulmamıştım ama sonra seri elimde olunca devam ettim ve o zaman seriyi sevdim karakterlere alıştım onların ilerleyişini okumak zevkli olmaya başladı dizi izler gibi :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Okudukça karakterlere bağlanıyor gerçekten insan. Sen de bayağı bir ilerlemişsin, ben 5'ten sonrasının baskısı yok diye yavaş ilerlemeye çalışıyorum, daha 3'teyim 🙈

      Sil
  3. En başlamak istediğim seri ve bir türlü okuyamamam :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bekletme bence mutlaka oku, sen kesin seversin bencee 😍

      Sil