8 Şubat 2021 Pazartesi

Hiçliğin Kıyısında (The Edge of Never #1) - Kitap Yorumu


Yirmi yaşındaki Camryn, alışılmışın dışında bir yaşam tarzı düşlemektedir. Fakat başına gelen trajediler bu yaşamı kendisinden zorla çekip alınca, ilk bulduğu otobüse atlayarak varış noktasını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Çıktığı bu kendini yeniden keşfetme yolculuğunda, kendisi gibi nereye gideceğini bilmeyen, Andrew Parrish adında biriyle tanışır. Fakat Andrewun da bazı karanlık sırları vardır…
Andrew yolculukları esnasında Camryne kimseye bağlı kalmadan, içinden geldiği gibi yaşama, en derin ve kuytu arzularına teslim olma sanatını öğretir. Ancak Andrewun ondan gizlediği sır yolun sonunda kendisini beklemektedir. Bu sır ikiliyi bir araya getirebilecek midir, yoksa onları sonsuza dek birbirlerinden ayrılmaya mı mahkûm edecektir?


Herkese merhaba! @karanliksato “vampir” takımı maratonumun 2. Kitabı da böylece bitti. Kitap biteli uzun zaman oldu gerçi ama yorumunu bir türlü yazamadım, sindirmeyi bekledim sanırım. Uzun zamandır hiçbir romantik kitap beni çok etkilemiyordu ve artık “O dönemi geride bıraktım sanırım artık romantik okumayı o kadar da sevmiyorum” diye düşünmeye başlamıştım. Bu kitaba da birkaç kişinin tavsiyesiyle tamamen beklentisiz bir şekilde başladım bu ay. Ama vay canına. Vay. Canına!

Belki de hiçbir beklentim olmadığındandı ama o kadar çok etkilendim ki! Rüyalarımın gerçek olmuş, kapıda dökülmüş hali gibiydi. Duygular, aşk, müzik... Bir videomda “yazarlar romantik kitaplara depresif derinlikler katmaya çalışınca yapmacık oluyor, hoşlanmıyorum ben” demiştim. Unutun bunu, ben asla doğru kitabı okumamışım! Kitapta az buçuk bir kasvet, her daim bulutlu hissettiren bir hava vardı ama bu soğutmanın tam tersine beni öyle içine çekti ki...

Hele ki müzik... Peki ya o yolculuklar? Ah, o karakterlerin düşünce dünyası, derinlikleri, kurdukları cümleler ve verdikleri cevaplar, davranışları resmen harikaydı! Öyle sıkıcı da değil, en sevdiğimiz romantik kitap klişeleri de serpiştirilmişti mutlaka. Her şeyiyle bayıldım bu kitaba! Zaten yolculuk kısmı beni benden almıştı, bir de karakterleri çok sevince benim için muhteşem oldu.

Ee kitabı sevdik diye iki eleştiri de yapmayalım mı? Tabii ki takıldığım birkaç kısım oldu kitapta.
Spoiler İçerir
 Kitabın sonuna sıkıştırılmış gibi olduğunu düşündüğüm ve gereksiz bulduğum bir olay vardı: Andrew'un "ölüyor" olması. Önceden olacağını tahmin ettiğim ama umarım olmaz diye düşündüğüm için şaşırmadım ve biraz da göz devirerek okudum. Yani kitabın ana olayı bu değil ama büyük bir olay, sanki yazar iki kitap teması arasında kalmış sonra aman seçemeyeceğim ikisini de birleştireyim demiş gibiydi. Ama olsun, o bile güzeldi. Güzel olmayan şey ise Camryn'in Andrew'la takıldıktan sonra "Aaa ben yıllardır aşkı bana o öğretti diyerek etrafta dolandığım eski ölü sevgilime aslında aşık değilmişim çünkü ilişkimizin şöyle bir kusuru varmış, Andrew'la olunca anladım" diye düşünmesi. Bu kısmı en hafif tabirle "çirkin" buldum ve kızın bu tutumu beni rahatsız etti. Haksız rekabet bir kere, çocuk ölmüş sonuçta! Ayrıca insanın duyguları üzerinden zaman geçtikçe değişebilir, bu bir zamanlar öyle hissetmediğini göstermez. Bu konuda akşama kadar konuşabilirim o yüzden en iyisi şimdiden susuyorum. Dediğim gibi, rahatsız oldum. 
Spoiler Bitti

Ama kitabın genelini çok sevdiğim için bu ufak falsoları tamamen göz ardı ediyorum ve bu kitabı en sevdiğim romantiklerden biri olarak atıyorum. Benim için de doğru zamandı sanırım bu kitabı okumak için, canım bu tarz bir şeyler çekiyordu, dolayısıyla beni iki kat mutlu etti diyebilirim. İkinci kitabı gereksiz buldum, okur muyum bilmem. Bence her şey tadındaydı bu kitapta, anısını kirletmek istemem doğrusu 🥺❤️


Yazar: J. A. Redmerski    Orijinal İsim: The Edge of Never     Yayınevi: Ephesus   

 Sayfa Sayısı: 472      GoodReads Puanı: 4.23

2 yorum :

  1. Romantik kitapları ben de çok seviyorum. Evet, çoğunlukla kötü örnekleri çıkıyor karşımıza ama iyi bir tanesini okumanın keyfi hiçbir şeyde yok :-)

    YanıtlayınSil