9 Mart 2021 Salı

Hayalci (#1) - Kitap Yorumu || UDS Okuma Etkinliği #5

Yetim kütüphaneci Lazlo Strange’in en büyük korkusu, hayallerine ulaşamamaktı. Gizemli kayıp şehir Hıçkırık, beş yaşından beri Lazlo’nun düşlerini süslüyordu ama dünyayı gezip kayıp şehri bulabilmek için çok daha cesur ve bilgili olması gerekiyordu. Ancak beklenmedik bir fırsat doğdu ve Lazlo’nun yolu, Tanrıkatili denen ve efsanevi savaşçıları ile birlikte çıkagelen kahramanla kesişti. Hayalcinin bir karar vermesi gerekiyordu. Ya bu fırsata tutunacak ya da düşlerine sonsuza dek veda edecekti.

Hıçkırık’ta iki yüz yıl önce neler yaşanmıştı da gizemli şehir, dünyanın geri kalanından kopmuştu? Tanrıkatili, hangi tanrıyı katletmişti? Ve çözmeye çalıştığı büyük sorun neydi? Hepsinin cevabı Hıçkırık’ta yatıyordu. Ancak daha da büyük sırlarla birlikte. Lazlo’nun rüyalarına giren mavi tenli tanrıça da kayıp şehirdeydi. Lazlo, varlığından bile emin olmadığı bir kızı rüyalarında nasıl görebiliyordu? Ve bütün tanrılar öldüyse, kız neden bu kadar gerçek görünüyordu?

“En büyük, en cesur, en büyüleyici hayali buydu. Dünyanın öbür ucuna gidip gizemi kendisi çözmek istiyordu. Elbette böyle bir şey imkânsızdı. İyi de imkânsızlık hayalcinin hayal kurmasına engel miydi?”

Herkese merhaba! @uzakdiyarsakinleri ile Hayalci turumuzun sonlarına gelirken ben de kitabı bitirdim artık. Ah, doğruyu söylemek gerekirse benim için biraz zorlu bir yolculuk oldu. Kitabın sarmaya başlaması 400 sayfa sürdü, 400! Öncesinde de öyle hiç akmıyor gibi değildi ama birçok şey gereksiz detaylandırılmıştı ve sıkıcı geldi. Normalde kitaplarda detaya inilmesini, betimlemeler ve kelime oyunlarıyla süslenmesini çok severim ve bunlardan etkilenirim. O yüzden bir detaya 'gereksiz' diyorsam bana inanabilirsiniz... Yine de Artemis'in büyük ve boşluklu yazı tarzının da yardımıyla kitap bir şekilde akıyordu ve ileride olacaklara olan merakımdan dişimi sıktım.


    

Ne yazık ki, ileride olanlar da beni yeterince tatmin edemedi. Evet, ileride kitap açıldı, çok daha akıcı oldu ama yine de beni rahatsız eden birçok şey devam etti. Mesela Lazlo'nun... Lazlo olması! Ah, ne bayat bir karakterdi o. Laini resmen karakterlerini iyiler ve kötüler olarak ikiye ayırmış. Çocuk kitabı olarak yazılsaydı çok daha fazla sevebilirdim ama bir genç-yetişkin kitabına göre zeka kıvılcımlarını yetersiz buldum malesef. Thyon Nero, Drave, Minya kötülendi de kötülendi; Lazlo, Kırlangıç, Suheyla, Sarai gibi karakterler de iyilik saflık timsali gibi tepemize dikildiler. Bir de Vahşi diye hayatta mavi olmak dışında hiçbir vasfı olmayan bir karakter vardı. Çok daha iyi yazılabileceğini hissettiğimden genel olarak karakterleri sevmedim. Yalnızca tanrı tohumu kızları kitapta sevmeyi becerebildiğim karakterler oldu.

     

Peki ben bu kitapta neyi sevdim? Dünyayı. Laini kendisine yakışanı yaparak kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir dünya yapmış yine. Hıçkırık'ın gizemine hayran kaldım. Tanrıların ve tanrı tohumlarının güçlerini ve o güçlerin her bir detayını sevdim. Geçmişte yaşanan olayların korkunçluk seviyesini sevdim. Bir de kitabın ilk ve son bölümlerini sevdim. Eh, bu kadar sevgi de bu puanı vermem için yeterli oldu diyebiliriz :)


   

İşte Hayalci maceram böyle geçti. Kitabın sonu çok heyecanlı biterek beni bir an için baştan çıkartsa da okuma listemi düşününce ikinci kitabı bu ay okumamaya karar verdim. Kitap için hazırladığımız görselleri inceleyip çekilişe katılmak isterseniz bütün bunları @uzakdiyarsakinleri 'ne tıklayarak gerçekleştirebilirsiniz. Peki sizin bu kitapla ilgili şu anki düşünceleriniz neler? Bana yazmadan geçmeyin, sağlıcakla kalın, görüşmek üzere!

   

Not: Farkındaysanız kitabı yazarın diğer serisi Duman ve Kemiğin Kızı ile karşılaştırma yapmadım hiç. Farklı kitaplar, bambaşka dünyalar. Tabii ki DvKK'nin ilk kitap sayesinde bende yeri çok ayrı. Ama karşılaştırmak doğru gelmedi yine de. Bu dünyayı da bütün o büyüsü ve mistik doğu havasıyla çok sevdim...
Yazar: Laini Taylor         Orijinal İsim: Strange the Dreamer         Yayınevi: Artemis

Sayfa Sayısı: 594         GoodReads Puanı: 4.26



10 yorum :

  1. söylemek istediğim her şeyi söylemissin bayılıyorum sana

    YanıtlayınSil
  2. Gerçekten acılar içinde okuyorum kitabı bitmesi için dualar ediyorum kdkdk içimi dökmüş kadar oldum bu yorum sayesinde 🥺🥺

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. süründürüyor işte biraz... bitecek ama acıların az kaldı 🥺

      Sil
  3. Yazarın Duman ve Kemiğin Kızı serisinin iki kitabını severek okumuştum. Oluşturduğu dünya çok ilginçti. Anladığım kadarıyla bu kitap fazla uzatılmış. Okurken oruyor insanı bu tür kitaplar. :) Kalemine sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet böyle oldu maalesef bu sefer... İkiden umutluyum yine de. Teşekkürler :)

      Sil
  4. Bu kadının diğer serisini bitirmem lazım önce 🤭

    YanıtlayınSil
  5. wuu korku ya da gerilim okumaları yapmıyordum normalde fakat son zamanlarda elimin gittiği tür hep bu yönde, gerçi bu kitabı okumasak ta olur gibi algıladım ben o sebepten sonraki kitap yorumlarınızda takipte olacağım :D sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet biraz öyle oldu bu maalesef :D Teşekkürler, ben de aynı şekilde takipteyim! <3

      Sil