30 Mart 2021 Salı

Kargalar Meclisi (#1, Grishaverse #4) - Kitap Yorumu

İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bir mahkûm Bahis düşkünü bir keskin nişancı Ayrıcalıklı hayatını geçmişte bırakan bir kaçak Hayalet ismiyle tanınan bir casus Hayatta kalmak için sihir kullanan bir cellat Ve hepsini bir araya getiren kaçış uzmanı bir hırsız.

6 Tehlikeli Serseri
1 İmkansız Görev

Bu ekip büyük bir felaketi önleyebilecek tek seçenek, tabii önce birbirlerini yok etmezlerse.
Herkese merhaba! Kargalar Meclisi, steampunk tarzında kurgulanmış bir dünyada geçen bir anti-kahraman kitabıydı. Zaten steam-punk ve anti-kahraman kalıplarının ikisi de ayrı ayrı bayıldığım türler, bir de bir araya gelince gerçekten defalarca okuyabileceğim bir kurgu çıkmış oldu ortaya. Çıktıkları görev açısından Suicide Squad'a benzetsem de aslında kurgu olarak Locke Lamora'nın Yalanları'na çok daha yakın diyebilirim. O kitabı beğendiyseniz buna da bayılacağınızdan eminim... Kaz ise bana tam olarak Peaky Blinders Thomas Shelby havası verdi. Kitapta resmen bütün güzellikler bir aradaydı: Muhteşem baş karakterler, aksiyon dolu bir kurgu, gerçekçilik, akıcılık, etkileyicilik, saç yoldurtan romantizm emareleri... Her şeyiyle bayıldım!

    

Gölge ve Kemik serisinde neredeyse sadece Ravka’yı görebilmiştik ve ben kendi kendime bu kadar güzel kurgulanan bir evrenin boşa gitmesi ne yazık diye düşünmüştüm. Halbuki boşa gitmemiş! Bu kitapta hem Kerch hem Fjerda’yı yakından tanıyor ve Shu Han, Novyi Zem gibi diğer ülkelerden de karakterler ağırlıyor ve kültürlerini öğreniyorduk. Bu dünyadaki başka yerleri keşfedebilme dileğimin kabul olması benim için harikaydı. Inej'in bir Suli atasözü der ki diye cümleye başlamalarını çok çok özleyeceğimden eminim...



Kitap benim için başından sonuna kadar akıcı olsa da (gerçekten uzun zamandır bu kadar hızlı okuduğumu hatırlamıyorum, tabii Martı'nın baskı şeklinin de etkisi vardır), kitaba tam anlamıyla girmem bir 100-150 sayfayı buldu. Sonra zaten macerayla beraber kendimi öyle bir kaptırdım ki, karakterlere ne ara düştüm, kitapta ne ara bu kadar ilerledim anlayamadan geçti gitti her şey. Sürükleyici olduğu kadar etkileyiciydi de, elimden bir an olsun bırakmak istemedim kitabı. Aksiyonun dozu resmen asla düşmedi, olay üzerine olay yaşadık ama aynı zamanda okurken çok yormadı da beni. Hatta her olayla daha da bir canlandım diyebilirim.


Yazının Devamı Spoiler İçerir

Kaz ve Inej arasındaki kıvılcımlar sanki kalbimde çakıyordu, okurken resmen kudurdum, yazar bizi parmağı üzerine almış çevirip duruyordu. Zaten seri hakkında duyduklarımdan dolayı hiçbir zaman bir ilişki beklentisine girmemiştim ama gerçekten olayların seyri karnıma ağrılar soktu. Kaz'ın Inej'e verdiği değeri hissettiğimiz her sahne benim için altın değerindeydi. Birbirlerini kurtarıp durmaları falan gerçekten harikaydı ve Kaz'ın zekâsı bir yana Inej'in de bu kadar güçlü bir karakter olması beni inanılmaz gururlandırdı (nedendir bilinmez). Kaz'a bayılmamak elde değil ama Inej de gerçekten en en en sevdiğim karakterlerden biri hâline geldi. Eh, böyle olmasını zaten bekliyordum o yüzden çok da şaşırmadım diyebiliriz. Kitabın sonunda Kaz'ın bir bakışıyla Inej'in kaçırılması efsane bir olaydı ve burada bırakılmasını da yazarın cadı kalpliliğine veriyorum artık. Araya kitap alamadım... gittim hemen ikiye başladım mecbur.

   

Bu kitapta Nina ve Matthias arasındaki aşk-nefret ilişkisi de beni çok eğlendirdi. Matthias'ı sevdim, Nina'ya bayıldım! Jesper ve Wylan’a bu kitapta diğerleri kadar ısınamadım gerçi. Hatta yazar neden daha renkli karakterler tercih etmemiş diye düşündüğüm bile oldu. Aralarında bir kıvılcım olduğunu da kitabın sonuna kadar anlayamamışım resmen... Ama genel olarak anti-kahraman tadı her karakterde (Wylan hariç :D iyi kalpli tüccarcık) çok güzel geçmişti kitaba ve her karakterin gözünden okumak ayrı zevkliydi. 

Spoiler Sonu

   

İşte benim Kargalar Meclisi maceram böyle geçti... Herhalde bunun gibi 10 kitabı olsa hepsini de alır okurdum, öyle sevdim. Peki siz Kargalar Meclisi'ni okudunuz mu? Kitap, karakterler ve Grisha dünyası hakkında düşünceleriniz neler?


Yazar: Leigh Bardugo        Çevirmen: Ömer Mülazım       Yayınevi: Martı Yayınları

 Sayfa Sayısı: 528      GoodReads Puanı: 4.43

6 yorum :

  1. Güzel bir yazı, teşekkürler:)

    YanıtlayınSil
  2. Yazarın bu serisi bana Kitap Sepeti'nden hediye olarak gelmişti. Daha doğrusu bir alışverişime hediye olarak koymuşlardı. Kitapla ilgili güzel yorumlarına çok sevindim. Okumak için sabırsızlanıyorum :-)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Harika denk gelmiş! Dizisi çıkmadan oku bence :)

      Sil
  3. Kesinlikle ben de aynılarını hissettim! Özellikle karakterlerin işlenişi, Ravka dışında başka kültürleri tanımamız, olaylar... Hepsi çok güzeldi <3 Kaz Inej aynısından bana da yaptı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Herkesi hayran bıraktı kendine bu kitap... Ne diyebiliriz ki, hak etti!💕

      Sil