Nora'nın Kitaplığı : Paramparça Prens (The Royals #2) - Kitap Yorumu

8 Haziran 2021 Salı

Paramparça Prens (The Royals #2) - Kitap Yorumu

Bu aşk benim sonum olacak

Reed Royal zengindi, yakışıklıydı, güçlüydü. Okuldaki her kız onunla olmaya can atıyor, her erkek onun yerine geçmek istiyordu. Ancak Reed ailesi dışında kimseyi önemsemezdi. Ta ki hayatına Ella Harper girene kadar.

Babasından ve onun yeni oyuncağından intikam almak isterken kendini bambaşka bir çıkmazda bulmuştu. Artık tek arzusu Ella’nın güvende ve yanında olmasıyken, yaptığı bir hatayla her şey elinden kayıp gitmişti. Herkes Royalların zehirli olduğunu söylüyordu ve belki de haklılardı.

Etrafı sırlar, düşmanlar ve ihanetle sarılmışken, Reed gerçek bir Royal olduğunu kanıtlamak ve ailesini korumak zorundaydı.
Öncelikle bence okuyan herkesin de bana katılacağını düşünerek söylemek istiyorum ki, bu kitap mod olarak ilkinden bir tık düşüktü. Bu kitapta olabileceğini düşündüğüm birçok çılgınca olayın hiçbiri olmadı ve bu da bana yazarların potansiyeli olan bir kitabı bayık bir romantiğe dönüştürerek harcadığını fark ettirdi. Açıkçası ilk kitapta en az ilgimi çeken şey romantizm kısmıydı zaten. Oradaki her yaşanana şok olma hissi, kitabı her an fırlatacakmışım gibi hissetmeme rağmen merakla okumam, bunlardı bu seriyi benim için ilginç yapan şeyler. Ama yazarlar bu kitapta resmen tüm bunları törpülemiş ve muhtemelen aldıkları eleştiriler ve duyarcılıklar sonucu, neredeyse klişe bir olay örgüsüne çevirmişler.

Spoiler içerir
İlk kitabın sonu Ella'nın gidişiyle bomba gibi bitmişti. Yazarların bu durumu daha güzel ve çarpıcı bir şekilde değerlendirmelerini isterdim. Ama resmen sırf ilk kitap heyecanlı bitsin ve herkes ikinciyi alsın diye yazılmış bir olaydı çünkü hiçbir şey olmadan Ella paşa paşa evine döndü, bir de üstüne haksız çıkarıldı. Reed'in tamamen suçsuz olması falan hiç ilk kitabın aksiyonuna yakışır şeyler değildi. Tabii ki 'aldatma'yı doğru bulmuyorum ama ben bu seride bol bol kaos olmasını beklerken yazarlar resmen 'aman bir daha toksik demesinler' diyerek fazlasıyla güvenli kıyılarda yüzmüşlerdi bu kitapta. 

Yine aksiyonu, eğlencesi vardı, özellikle ikinci yarı su gibi aktı ama aradığım verimi bulamadım yine de. Ayrıca Reed'in gözünden yazmalarını da beğenmedim. Ella'nın yerinde olup karşısındakinin sözleirnin doğruluğundan emin olamamak, gerçek niyetlerinin gizemli kalması çok daha heyecanlıydı. Yazarlar sırf Reed'in suçsuzluğunu kanıtlayıp mülayim göstermek amacıyla onun gözünden yazmışlar ve bu da benim bütün heyecanımı kaçırdı. Bir de ortada hiçbir şey olmamasına rağmen Ella'nın naz yapması Reed'in suçsuzluğunu kabullenmeyip yeni yeni kılıflar uydurması falan çok gereksizdi. Sanki yazarlar Reed suçsuz ama Ella da suçlu değil, o da kendine göre haklı diye bağırıyordu. Hiç gerek yoktu yani, biz bu karakterleri hatalarıyla sevmiştik zaten. Bu kitap fazla  'okular ne düşünür' kaygısıyla yazılmış gibi hissettirdi bana.
Spoiler bitti

Bu kitabın kralı tartışmasız Easton'dı. Gerçekten kitapta ne zaman ortaya çıksa bir modum yükseldi, daha da bir severek okudum. Kendisi bazen gereksiz duygusal olsa da tartışmasız favori karakterim. Bu kitapta Callum da zekasıyla saygımı bir tık kazandı diyebilirim. Ayrıca kitap yine çok heyecanlı bitti ve sıradaki kitabı çıkar çıkmaz almak istiyorum yine. Bu serinin taktiği de buymuş, çözmüş olduk.
The Royals serisi yorumlarım:

3. Çarpık Saray
3,5. Tarnished Crown
4. Fallen Heir
5. Cracked Kingdom

Yazar: Erin Watt (Elle Kennedy & Jen Frederick)  Çevirmen: Aydan Yalçın   Yayınevi: Yabancı

 Sayfa Sayısı: 320      GoodReads Puanı: 4.04



1 yorum :

  1. Yazarın tek kişi olduğunu sanan ben şu an şoklardayım. Yazarlar falan deyince ne oluyor dedim. İki yazara rağmen böyle olması, şahsen daha da güzel olabilirdi mesela. :D İlk kitabı okudum, bu da yolda geliyor. Birinci kitap için beklentim çok fazlaydı ama o kadar abartıldığı kadar değildi, o yüzden buna başladığım zaman beklentiyi yüksek tutmayacağım. :D Son kitap çıktı, okudun mu?

    YanıtlaSil